Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tahsildar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vergici - Rayiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koku
- Realizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekçilik
- Komprador kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbirlikçi
- Kutsama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdis
- Kâkül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perçem
- Tek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Biricik, Birlik, Hiç, Hiçbir, Salt, Sessiz, Tekil, Tenha, Uslu, Vahit, Yegâne, Yalnız, Yalnızca, Sadece
- Ofis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Daire, Yazıhane, İşyeri
- Tatmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doygunluk, Doyum, Kanaatlenme, Kanıktırma, Sağlama
- Edimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiili, Aktüel
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Kültürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın
- Başa Düşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak
- Ziraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarım, Ekincilik, Çiftçilik
- Pedagoji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimbilim
- İndifa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürmek
- Bürokrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekilci
- Kavlıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtık
- Hizip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüntü, Deste, Grup, Kısım, Tayfa, Bölük, Klik
- Mendil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suluk, Yağlık
- Şansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz
- Vedalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurlaşmak
- Aday kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namzet
- Efendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeli, Ağırbaşlı, Kibar, Saygılı, Bey, Koca, Nazik, Çelebi, Sözü Ve Kılığı Yerinde, Saygıdeğer, İnce
- Giz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peçe, Sır
- Netice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuç
- Bitimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlu, Sonuçlu, Sınırlı, Mütenahi
- Pitoresk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedizlik
- Barınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Yurt, Barı, Melce
- Spiker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşman, Sunucu
- Etnik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunsal, Irksal, Kavmi
- Yeğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskın, İyi, Katı, Üstün, Zorlu, Şiddetli
- Mukaddesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsallıklar
- Legal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanuni, Yasal, Meşru
- Gayritabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Sapık
- Gırla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alabildiğine, Pek Çok
- Fıtrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilkat, Yaradılış
- Koltuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pohpohlamak
- Zorlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkmak, Üstelemek, Yırtmak
- Devir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Çağ, Dönem, Dönme, Gün, Tur, Zaman, Dolaşma
- Ampul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lambacık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü