Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mendil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suluk, Yağlık - Dostane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostça
- Müddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Zaman
- Eklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlave Etmek, Tamamlamak, Çoğaltmak, Artırmak, Beslemek, Koşmak, Koymak, Ulamak
- Ahlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Terbiye, Töre, Moral
- Sedef Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedef
- Kapitalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anamalcılık
- Tacir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Adamı, Tüccar, Tecimen
- Okşayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Yumuşak
- Semih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Eli Açık
- Muhassasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenek
- Yansıtaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reflektör
- Printer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıcı, Yazıcı
- Duygulanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessür
- Kâhil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erişkin
- Kot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakım
- Ehemmiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemli
- Mülazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teğmen
- Tekmillemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak
- İkmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleme, Tümleme, Bitirme, Tamamlama
- Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata, Kabahat
- Duyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyu, İstihbarat, İzlenim, İhsas
- Jen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gen
- Gereğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Sınalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamera
- Psikopat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh Hastası
- Vasıtasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan
- Yapılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Yamyam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adamyiyen, Vahşi, Yabani
- Arkaik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşnı, Eskil
- Tezahür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
- Serpinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çisenti, Damlacıklar
- Dövmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Çırpmak, Ezmek, Hırpalamak, Silkelemek, Tartaklamak, Vurmak
- Gümrüksüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçak
- Bozyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lodos
- Müsteşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcısı, Yönetken
- Tat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzet, Zevk, Çeşni, Haz, Dilsiz
- Gıpta Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmrenmek
- Teşkilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Örgüt
- Zehle Döken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü