Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aday kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namzet - Sütre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- İttihaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Görevlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Göstermek
- Güçlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Haset Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Setretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlemek
- Sahne Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek
- Batırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Banmak, Gömmek, Mahvetmek
- Serkeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafa Tutan, Başkaldıran
- Gözlemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahit
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Yoksun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrum, Muhtaç
- Tafsilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Detay, Ayrıntılar
- Korku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Endişe, Tehlike, Vahşet, Kaygı, Muhatara
- Simgeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temsil
- Art kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Geri, Öbür Yan, Ense, Peş
- Lahut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal
- Nicel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemi
- Azalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üyelik
- Yansımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Ulaşmak, Vurmak, Tepmek
- Kıskançlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haset
- Dobra Dobra Söylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz Yüzüne Demek
- Majüskül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genil İmce
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
- Şen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenceli, Neşelendiren, Neşeli, Sevinçli
- Dramatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı
- İğrenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkrah
- Damarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Huysuz
- Bunaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğmak, Sıkmak
- Ensiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar
- Gayzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Nazik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygılı, İnce, Kibar, Edepli, Efendi, Kritik, Narin, Tetik, Yepelek
- Cilalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatmak, Övmek
- Hademe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevli, Odacı
- Abuk Sabuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Saçma Sapan, Boş (Söz), Herze, Abuk Subuk
- Krater kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardağ Ağzı
- Bırakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmak, Artırmak, Boşamak, Bozmak, Dökmek, Geçmek, Koymak, Saklamak, Salmak, Terk Etmek, Unutmak
- Berhayat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Yardımcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavin, Yamak, Yâr, Yaver, Asistan
- Sümkürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fınkırmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü