Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aday kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namzet - Şahbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan, Yiğit, Çevik, Becerikli, Kahraman
- Deniz Boyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Sahil
- Yükseltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırmak
- Ha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet
- Sopa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Değnek, Kazık, Kötek
- Kesene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme, Mukavele; Abone
- Üşenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinmek, Tembellik Etmek, Yüksünmek
- Ferman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Emir, Padişah Buyrultusu, Yarlık
- Haça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal
- Ceride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazete, Tutanak, Kayıt Defteri
- Müdavim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedikli, Sürekçi, Devam Eden, Ulayı Giden, Ulaylı
- Embriyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğulcuk
- Bildirişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletişim
- Obstrüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önleme, Engelleme
- Kâhinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet
- Bakanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret, Vekâlet
- Provoke Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Onalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şifa Bulmak
- İntibak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Uymak
- Limonluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
- Benek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nokta, Puan, Fekül, Hal
- Cumhuriyet Altını kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumhuriyet
- Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata, Kabahat
- Gömüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sin, Mezar, Metfen, Makber, Kabir
- Kethüda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kizir, Kahya
- İzdivaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- İhtarname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Protesto
- Zındıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsizlik
- Harcamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Ezmek, Geçmek, Kullanmak, Sarf Etmek, Tüketmek, Vermek, Yemek, Yok Etmek, Öldürmek, Feda Etmek
- İtmam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme, Tamamlama
- Terütaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe
- Başörtülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşarplı, Örtülü
- Akar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı, Akışkan, Sıvı
- Bengisu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abıhayat
- Fuzuli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Gereksiz, Boşuna, Haksız, Sürevsiz
- Manevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinsel, Ruhsal, İçten, İçlek
- Akaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu, Dren, Ark
- Proje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarı, Taslak, Joba, Layiha
- Öteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici
- Devir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Çağ, Dönem, Dönme, Gün, Tur, Zaman, Dolaşma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü