Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Netice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuç - Yaradılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizaç, Fıtrat, Damar, Hasiyet, Hilkat, Huy, Seciye, Tabiat, Tıynet, Cibilliyet
- Yönlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Raci, Müteveccih
- Dayanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Direniş, İstinat, Metanet, Mukavemet
- Felç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damla, İfliç, Nüzul, Sekte, İnme
- Dikbaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasıntı
- Mahsuldarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Randıman, Verim
- Tepkisiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasif
- Tavukgötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siğil
- Yer Biçimleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Zorla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zor, Zoraki
- Düşünür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filozof, Mütefekkir
- Sele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepet
- Ultramodern kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağüstü
- Şualamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işınlamak
- Bitmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Tükenmez
- Ön Deyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet, Ön Söz
- Karşılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluşmak, Çatmak, Görmek, Rastlamak, Rastlaşmak
- Mukaddesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsallıklar
- Yayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürüyerek, Ayakla, Bilgisiz, Naşir, Piyade, Yaya
- Jurnalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz, Muhbir, Fitleyici
- Abdarlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfadelilik, Manalılık, Tesirlilik
- Bağım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Komplo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Kasıt, Suikast, Tertip, Tuzak, Gizli Düzen
- Belli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşikâr, Muayyen, Belirli, Açık, Sade, Aleni, Malum, Ortada Olan, Bedih, Zahir, Mahsus, Maruf, Vazıh
- Destansı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destani, Epik
- Müjgân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirpik
- Etçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasap
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Zil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng, Zeng Sesi
- Tartaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalamak
- Satranç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahmat
- Uyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruktan Olan
- Güvenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emin, Emniyetli, Tehlikesiz
- Laçka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harap, Düzeni Bozulmuş
- Cerrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekici, Dilenci
- Fundamentalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köktendinci
- Kros kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır Koşusu
- Hasıl Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türemek
- Kapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Geçmek, Kıstırmak, Koparmak, Tutmak, Bellemek
- Korkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Kritik, Netameli, Tehlikeli, Vahim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü