Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan - Ufo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçan Teğre
- Berkitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamlaştırmak, Tahkim Etmek, Takviye Etmek, Raptetmek
- Bertaraf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek
- Üvendire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönder, Mıh, Mıhça
- Mandepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Tuzak
- Turşumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek
- Uzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vüsat, Hayyiz
- Anahtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açar, Araç, Dil, Kurgu, Vasıta, Vesile, Açkı
- Hami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözeten, Koruyan, Koruyucu, Kayıran, Kayırıcı, Velinimet
- İmdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medet, Yardım
- Çabucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarçabuk, Hemencecik, İvedilikle, Birden, Derhal, Hemen, Şipşak, Tezce, Pek Çabuk, Zaman Geçirmeden, Hızla, Süratle
- Çın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Gerçek
- Yükselti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakım, İrtifa, Tümsek, Yükseklik
- Divane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Deli, Kaçık
- Katiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlik
- Köşeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tunlu
- Gureba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimsesizler
- Pırpırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hovarda, Uçarı
- Havil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku
- Toplum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Sosyete, Topluluk
- Halife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümdar
- İflas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak
- Hanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avrat, Bayan, Eş, Hanımefendi, Hatun, Hayat Yoldaşı, Kadın, Karı
- Refetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yukarı Kaldırmak, Ortadan Kaldırmak, Gidermek
- Allahsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Vicdansız
- Niteliksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Düz, Kepaze
- Bilinçaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şuuraltı, Tahteşşuur
- Mısdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçüt
- Arkasında Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemek
- Fok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayı Balığı
- Uyanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkat, Teyakkuz
- Batın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karın, Göbek, Kuşak, Üren, Döl, Nesil, Gömlek
- Nedeniyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebebiyle, Yüzünden, Yüz
- Yapı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- Kavruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Sabitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar
- Sarfınazar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek
- Yemeden İçmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemen
- Proleter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emekçi, İşçi
- İrkilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsılmak, Ürkmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü