Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Spiker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşman, Sunucu - Bencileyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benim Gibi
- Paravan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- Gidiş Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzergâh
- Rekor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı En Üst Derece
- Kanıklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetinmek
- Kimlik Kartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- Sıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Dar, Katı, Sert, Tıkız, Yoğun, Zorlayıcı
- Geceli Gündüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Maneviyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgüç, Moral
- Henüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimdi, Az Önce, Daha, Hâlâ, Yeni
- Kesimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maktu, Mukannen
- Artırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Bırakmak, Mübalağa Etmek
- Yağınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Suikast
- Mısır Yasemini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasemin
- Darmadağın Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Perese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Durum
- Amcazade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amcaoğlu
- Müzebzep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Pırıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Karalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsvedde
- Plajirist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmacı
- Cephe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Yan, Yön, Yüz, Alnaç, Alın
- Kaybolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitirmek, Yitmek
- Ayıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Cebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvet, Zor, Baskı, Zorlama, Zorlayış; Matematik, Denklem Bilimi
- Bilici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Fuzuli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Gereksiz, Boşuna, Haksız, Sürevsiz
- Niyetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarlamak
- Konut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Hane, İkametgâh, Menzil, Mesken, Yurt, Eğlek
- Katı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyu, Merhametsiz, Misli, Muhkem, Pek, Sert, Sıkı, Acımasız, Berk, Tıkız, Zalim, Yeğin, Şiddetli, Sulp, Taşlık
- Litografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşbaskı
- Divanelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delilik
- Put kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burkat, Haç, Fetiş, Sanem, Tapıncak
- Açık İclas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Oturum, Panel
- Siyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasa, Politika
- Ferahlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serinlemek
- Çerağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işık, Kandil, Mum
- Kinaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylama, Değinmece, İma, Kerçeme
- Çözmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halletmek, Kurtarmak, Açmak, Yeçmek
- Teklifsizce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önerisizce, Laubali
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü