Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Devir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Çağ, Dönem, Dönme, Gün, Tur, Zaman, Dolaşma - Tekâsüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak, Yoğunlaşmak
- Mazeret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahane, Özür, Gerekçe, Zorluk
- Sonuçlandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neticelendirme
- Nom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanun, Yasa
- Allame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin Bilgin, Çok Bilen
- Ziyaret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek, Uğramak
- Sırada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam
- Çim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alak Otu
- İlgili Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Bilhassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hele, Her Şeyden Önce, Başta, Özellikle, En Çok, Mahsus, Alelhusus, Hususiyle
- Katılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Benimsemek, Binmek, Gelmek, Girmek, Karışmak, Kavuşmak, Uğunmak, Üstelemek, İştirak Etmek
- Kocalar Evi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzurevi
- Zafiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık, Arıklık, Güçsüzlük, Dermansızlık
- Dirimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir, Sağlık
- Babasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetim
- Gövde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beden, Cisim, Esas, Vücut
- Böyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şöylece, Gibi, Şekilde, Bunun Gibi, Bu Biçimde, Bu Yolda, Bu Çeşit
- Bundan Sonra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık
- Barisfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır Küre
- Delmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek, İncitmek, Kırmak, Yemek
- Düz Yazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnşa, Mensur, Nesir
- İstelagmit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikit
- Azil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atma, Çıkarma, Bırakma, Görevden Alma
- Çalışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşgul
- İşaret Parmağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahadet Parmağı
- Harbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askerî, Doğru, Mert, Temiz
- Tantana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Gösteriş, Parıltı, Tezahürat, Tören
- Yükseklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrtifa, Yükselti
- Karşıtçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aleyhtar
- Bunalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Kriz, Bunluk
- Hırçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz, Aksi, Sert, Ters
- Şehirleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kentleşme
- Zırhlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savutlu, Koruyuculu
- İtikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, İman, İnanma, İnan
- Oya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tentene, Dantel
- Belirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Tebarüz Ettirmek, Tasrih Etmek, Açıklamak, Göstermek, Kaydetmek, Kesmek
- Hayâsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz, Arlanmaz, Yüzsüz
- Necabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk
- Donanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Gücü
- İstimal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü