Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pusmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek, Saklanmak - Spiker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşman, Sunucu
- Kudsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kut, Kutsallık
- Hayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu, Can, Meslek, Ömür, Varlık, Yaşam, Yaşantı, Yazgı, Dirim
- Dürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürmek
- Desise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Dolap, Hile, Entrika
- Bankiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Buzulu, Buzla, Aysfilt
- Refik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost, Eş, Koca, Zevç
- İtminan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenme
- Saadetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu
- Paha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Eder, Fiyat, Karşılık, Kıymet
- Sefir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi, Elçi
- Yoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlenmemiş, Dejenere, Kaba, Bayağı, Adi, Bozulmuş, Kısır, Yabanıl
- Muhtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Erkin
- Aranje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Tüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülger
- Davetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrıcı, Çekici, Çağıran, Davet Eden
- Muhatap Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaşmak
- Şişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarık, Şiş
- Muayyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirli, Belli, Kararlaştırılmış
- Varyasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşitleme, Değişim, Varyete
- Çekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Eskileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek
- Uşak Saldırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük, Kürtaj
- Otalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zehirlemek
- Menekşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benefşe
- Gücenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burulmak, Darılmak, Ikınmak, İncimek, İncinmek, Kırılmak
- Menajer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetici
- Tevekkeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna, Nedensiz, Boş Yere, Amaçsız
- Tir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas, Tomruk
- Köylük Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy
- Afyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiryak
- Raunt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devre, Etap
- Kasaphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbaha, Kanara
- Kara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmer, İftira, Kötü, Leke, Siyah, Toprak
- Görevlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Göstermek
- Müstebit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Hünkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah
- Akdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önce
- Aygıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz, Araç, Alet
- Bevvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapıcı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü