Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bankiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Buzulu, Buzla, Aysfilt - Tutaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutacak
- Dişçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diş Hekimi
- Maval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan, Uydurma Söz
- İz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Bulaşık, Çığır, Delalet, Emare, Eser, Kanıt, Nişan, Yer, İm
- Büyüteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyütücü, Lup, Pertavsız
- Salıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek, Koyuvermek, Serbest Bırakmak
- Kastor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kunduz
- Grafoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıbilim
- Şerare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvılcım, Çakım, Çakın
- Burs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenimlik, Tekaüt
- Levazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Araç
- Kalitesizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niteliksizlik
- Muvakkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici, Muvakkati, Örel, Geçeğen
- Sarkınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Adlandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anmak
- Peşinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndülcü
- Çatal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıç, Çengel, Haça, Yol Ayrıcı
- İmgelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- İşgal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak, Tutmak
- Teyze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hala
- Fiyakalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cakalı
- Kakışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtişmek, Dürtüşmek
- Başçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önder
- Sitadiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Çatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bina, Dam, Kurgu
- Oranlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek, Hesaplamak, Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Ölçmek
- Sorum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumluluk, Durum, Mesele, Mesuliyet
- Tabi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak
- Arkasında Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemek
- Yaylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Soykırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyım, Genosit
- Alısün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çınka, Telefon
- Sınama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Eleştiri, Prova, Tecrübe
- Dinçleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dincelmek
- Koltuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pohpohlamak
- Dalaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga, Dövüş, Dalaşma, Gürültülü, Arbede
- Asabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirli
- Düşünmeksizin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedaheten
- Yubatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak
- Hava Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü