Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kudsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kut, Kutsallık - Efendim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affedersiniz, Bağışlayın, Beli, Evet
- Müzeyyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekli
- Banliyö kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolay, Yörekent
- Boşaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Tahliye Etmek, Dökmek, Aktarmak, Açmak, Çıkarmak, Kotarmak, Kusmak
- Gün Doğusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğu
- Rabıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Bağlama, Bent
- Kesif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Sık, Yoğun, Koyu, Saydam
- Cenkleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek, Savaşmak
- Yönetimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdari
- İdare Eden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakim
- Hırgür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Dalaşma, Kavga
- Gacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Kadın, Metres, Sevgili
- Şapadanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Hürmetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Muhterem, Sayın
- Darmadağınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Bildiriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyuru, İlan, Tebligat
- Evrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül, İnkılap
- İkrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkça Söyleme, Onama, Kabul, Tasdik
- Batı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garp, Günindi
- Paylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılamak, Azarlamak, Darılmak, Tanlamak
- İşlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Kıvrak
- Haliyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olduğu Gibi; Doğal Bir Sonuç Olarak, İster İstemez
- Kör Sıçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek
- Kavat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Haset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanç, Kıskançlık, Günü, Çekememezlik
- Ziraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarım, Ekincilik, Çiftçilik
- Dilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemek, Arzulamak, Arzu Etmek
- Satlıcan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zatülcenp
- Bağın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyrukluk
- Mimik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz İmi
- Programlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurmak
- Laden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme, Rastık
- Soysuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cibilliyetsiz, Alçak, Asılsız, Nesilsiz, Pespaye, Dejenere, Ahlaksız
- Beyaz Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinema
- Karışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Bakmak, Dolanmak, Engellemek, İlişmek, Katılmak, Müdahale Etmek
- Pozitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artı Yük, Artı, Olumlu, Tanıtlanmış, Tanıtlı
- Dispanser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakımevi, Sağlık Evi
- Bedavadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız
- Yedirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Karnını Doyurmak, Rüşvet Vermek
- İkna Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanmak, Kanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü