Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas, Tomruk - Münferit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Ayrı, Tekil, Bireysel, Yalnız, Kendi Başına
- Mehtap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ay Işığı
- Bestekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besteci, Ezgici, Kompozitör
- Tekâsüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak, Yoğunlaşmak
- Kafiyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyaksız
- Lamba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıtaç, Çıra, Ampul
- Bağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğümlemek, Söz Almak, Takmak, Cezbetmek, Tamamlamak, Tutmak, Tutturmak, Yok Etmek
- Ortasıklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaağırlık
- Pantolon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Yevmiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündelik, Vazife
- Cızıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cızırdamak
- Sülüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçte Bir; Arap Yazısı
- Entelektüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Münevver
- Sıyırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Kaldırmak
- Şaklaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakacı, Dalkavuk, Lağlağıcı, Şen, Güldürücü
- Nizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Dizgi, Yol, Çekidüzen, Kural, Sıra, Tüzük
- Öğretici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Didaktik, Öğretmen
- Fotometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıkölçer
- Pozisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Konum
- Kimyacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnebilimci
- Sızgıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavurma
- Cansiperane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canını Verircesine, Özveriyle
- Haberdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, İkaz, Uyarı
- Hırslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Fevri, Kızgın
- Boşu Boşuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Dolanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim
- Sin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömüt, Makber, Metfen, Mezar, Kabir, Yaş
- Lakırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Konuşkan
- Dövme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Yarma
- Acayip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garip, Tansı, Tuhaf, Şaşırtıcı, Yadırganan, Yabansı, Şaşılacak, Değişik, Abus, Antika, İbret
- Sinirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabi, Huysuz, Gergin
- Düşünceler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkâr
- Mabude kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili, Tanrıça
- Ödemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayılmak, Dökmek, İfa Etmek, Vermek, Tediye Etmek, Tazmin Etmek
- Istırap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keder, Üzüntü, Acı
- Kânunusani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ocak
- Voleybol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçantop
- Şamdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamdan
- Çıtkırıldım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmedüşer, Küseğen
- Çağlayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şelale, Çavlan, Çağlar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü