Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kasaphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbaha, Kanara - Rağmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamazdan
- Tatbik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamak
- Hantal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abullabut, İri, Kaba, Kocaman, Yavaş
- İmecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmece
- Safiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saflık
- Kâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Kimi Zaman
- Kızgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Öfke
- Bakliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baklagiller
- Kozmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evrensel, Acunsal
- Gufran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlama
- Azık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevale, Gıda, Kumanya, Besin, Rızık
- General kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paşa
- Aba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstlük, Palto, Abla, Anne
- Bağışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetmek, Teberru Etmek, Hibe Etmek, Görevden Almak, Görevden Çekmek, Lütfetmek, Unutmak, Hoş Görmek, Bağışta Bulunmak
- Afişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri
- Uyandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırmak, Uyarmak
- Başmuharrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazar
- Façalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Çiftçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımcı, Ziraatçı, Rençper, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi, Ekinci
- Nefis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Hoş, Güzel, Kişilik, Çok Hoş, Oflaz
- İçtinap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Kaçınmak, Sakınmak
- Kiliz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saz
- Verilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruz
- Çıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Bohça, Çıkın
- Salâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzelme, İyileşme, İyilik
- Ceberut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Merhametsiz, Zorba
- Kalensöve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksük
- Nazar Boncuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Boncuğu, Tek
- Uzayadamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kozmonot, Astronot
- Müstahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretici, Yetiştirici, Prodüktör, Üretmen
- İstirham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvarma
- Silahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusatlanmak
- Elerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demokrasi (doğrusu el erki)
- Döndürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Bükmek, Vermek, Yönetmek
- İmtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Kaçınmak
- Zorunluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluk, Zorunlu Olma, Mecburluk, Mecburilik, Zaruret, Iztırar, Zarurilik
- Cisim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde, Gövde, Beden, Vücut, Varlık
- Ekolojik Ortam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre
- Soygunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağma
- Giç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Enayi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü