Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hicret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göç - Yağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşman, Hasım
- Galeyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşma, Kaynama, Coşkunluk
- Egemen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim, Hükmeden, Hükümran
- Duyulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Çıkmak, Vurmak, Yansımak
- Samit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sessiz, Ünsüz
- Yalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Derece, Mertebe, Vakar, Güvenilirlik, İtibar, Şule
- Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağu, Ağı, Sem, Acı, Keder, Ot, Sıkıntı, Zıkkım
- Tepme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekme
- Namuslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Gizci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaşıt, Casus
- Sudager kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Adamı
- Hak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Doğru, Doğruluk, Gerçek, Hukuk, Kazanç, Kazı, Pay, Tüze
- İltimas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Çecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Halka
- Kasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandık
- Adıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamir
- Tanıtlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat
- Kumbara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle
- Sürür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç
- Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Yabancılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadırgamak
- Kabine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hela, Hükûmet, Bakanlar Kurulu
- Gazap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfke, Kızgınlık, Hiddet, Hınç, Hışım
- Eskimiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtık
- Islak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Nemli, Yaş
- Sosyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai, Toplumsal
- Pürneşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli
- Denek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denenmiş, Mücerrep
- Hariflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunamak
- Cevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töz, Yetenek, Öz, Asıl, Cevahir, Maya, Mücevher
- Budala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Aptal, Bön, Enayi, Avanak, Divane, Giç, Hıyar, Kaz, Sefih, Şaşkın
- Bozulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalanmak, Ekşimek, İçerlemek, Kulumak, Sınmak, Yozlaşmak
- Silgiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silecek
- Dallı Budaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraşık
- Tente kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Gölgelik
- Yoğaltım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketim, İstihlak
- Evlilik Akdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nikâh
- Tat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzet, Zevk, Çeşni, Haz, Dilsiz
- Jeotermik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerısıl
- Refakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşlik, Yoldaşlık, Arkadaşlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü