Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzet, Zevk, Çeşni, Haz, Dilsiz - Çizgilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cetvel
- Hazır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amade, Tayyar, Anik, Müheya
- Onarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamir
- Bilim Adamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlim, Bilgin
- Kimlik Kartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- Dolan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Enfraruj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızılötesi
- Depo Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığmak
- Suçsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masum, Günahsız
- Aşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Calak, Peyvent
- Nevroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirce, Sinir Sayrılığı, Sinir Hastalığı
- Patlatılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak
- Kala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmış
- Antik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Eskil, Antika
- Sürüşken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygan
- Kalıtsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genetik, İrsi
- Sıcacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Samimi, Sevimli
- Çoğaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak, Beslemek
- Sınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalanmak, Bozulmak, Kırılmak, Dağılmak, Perişan Olmak
- Sınırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Dar, Münhasır
- Koruyuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye
- Mesafe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklık, Ara, Aralık, Uzaklık
- Enbiya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaçlar, Nebiler, Peygamberler
- Heyhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazık
- Şikâyetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanan, Yakınmacı
- Koyun Bakışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Şaşkın
- Katakulli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Tuzak, Yalan, Dolan, Hile
- Manzara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Görüntü, Görünüm, Görünüş
- Temas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değinim, Dokunma, İlişki, Görüşme, Münasebet, Ulaşım, Değme, İlişki Kurma, Bağlantı, Ulaştırma, Bahsetme
- Otlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylak, Salmalık, Mera
- Randevu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluşma, Görüş
- Aborda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanaşmak
- Tomruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalban, Tir
- Soykırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyım, Genosit
- Haiz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak
- Fırıldakçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Oyuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- Antagonizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık
- Feda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adama
- Kat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme, Daire, Defa, Gömlek, Huzur, Karşı, Kez, Makam, Mertebe, Mevki, Ön, Tabaka, Yamaç, Yan, Takım, Misil
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü