Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Silgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozan, Havlu, Öçürge - Çekince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahzur; Rezerv, İhtiraz
- Tüymek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçmak, Yayınmak
- İmparatorluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlhanlık
- Lojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantık, Mantıklı
- Saflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safiyet
- Salıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek, Koyuvermek, Serbest Bırakmak
- Öge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dahi; İlke, Unsur, Eleman
- Hapaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Tığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biz, Kılıç
- Kıtır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Yergi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiciv, Taşlama, Hicviye
- Kromozom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyaktaran
- Vuruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsademe, Dövüş
- Çeyrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtte Bir
- Cankurtaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ambulans
- Mahsullü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velut
- Yeleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havadar
- Kepez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ
- Hafiflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlığı Azalmak, Kolaylaşmak, Şiddeti Azalmak, Azalmak, Rahatlamak
- Diyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülke, Memleket, Dünya, İklim, Yurt
- Hizmetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak
- Sütbeyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apak, Bembeyaz
- İspat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspatlamak, Kanıtlamak
- İletken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beletçi
- Orijinal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgün, Asıl, Değişik
- Çeşitlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelpaze
- Ön Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe
- Kumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Plaj, Sahil, Kumluk
- Çalkantılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Zeybek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efe
- Abat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır, Rahat, Şad, Şen
- Şuuraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçaltı, Tahteşşuur
- Lain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lanetlenmiş
- Kıymetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Nazariye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuram
- Sataşkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecaviz, Saldırgan, Mütearrız
- Uzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vüsat, Hayyiz
- Mukteza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Boyunbağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kravat, Kolye
- Kınamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıplamak, Takbih Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü