Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Doğru, Doğruluk, Gerçek, Hukuk, Kazanç, Kazı, Pay, Tüze - Begayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Yerleşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskân, Yurtlanma
- Kamga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yonga
- Ve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ma
- Karşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alın, Hakkında, Huzur, İçin, Karşıt, Kat, Muhalif, Mukabil, Nazır, Ön, Zıt
- İmkân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanak, Fırsat, Olabilirlik
- Nazara Çattırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgulamak
- Derken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bu An, Bu Vakit, O An, O Vakit
- Denet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol, Teftiş
- Girişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak, Girmek, Kalkmak, Koyulmak, Sarılmak, Tutmak, Teşebbüs Etmek
- Peydahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak
- Eşraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zenginler, İtibarlılar, Sözü Geçenler, İleri Gelenler
- Malzeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Materyal
- Rahat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek
- Bravo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aferin, Yaşa
- İade Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak
- Taşıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil, Transfer
- İcazet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, İzin, Müsaade, Onay
- Hırslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Göre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, İçin, Nazaran, Uygun Olarak, Uyarınca, Gereğince, Tevfikan, Bakılırsa, Sorulursa, Fikrince, Bağıntılı
- Zaptiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jandarma
- Eko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Bilinmedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meçhul
- Monte Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurmak
- Hizmetkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşaklık
- Mafsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğum, Eklem, Oynak
- Sıkıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısmak, Kıstırmak, Tıkmak, Zorlamak
- Tıpkısı Tıpkısına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıpatıp
- Düzenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tertip Etmek, Düzeltmek, Tanzim Etmek, Açmak, Dizmek, Hazırlamak, Yapmak, Düzen
Vermek
- Bunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey
- Dağ Bayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır
- Gerçekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Doğrudan, Fiilen, Hakikat, Hakikaten, Nitekim, Sahi, Sahiden, Yakinen
- Sual Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sormak
- Enjeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne
- Kıpı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaka, Eğlence, Alay
- Mürtefi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Kökten Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Ortakça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşa
- Tatbiki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamalı
- Meneşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü