Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töz, Yetenek, Öz, Asıl, Cevahir, Maya, Mücevher - Sakatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Kusur, Yanlış
- Püskürtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lav
- Onat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenli, Düzgün, Muntazam, Yarar, Salih, Ahlaklı, Uygun
- Müsriflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurganlık, İsraf
- Vektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöney
- Er kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Asker, Yiğit, Kahraman, Sahip, Yetenekli, Kişi, Koca, Mert, Nefer, Zevç, Ehil, Erken
- Riayetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba
- Görmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli
- Vantuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmen; Şişe
- Güdülebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Höyük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurgan, Tepe
- Mazhakeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizahi
- Kamp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oba
- Tifüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karasıtma, Lekelihumma
- Söylenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rivayet, Söz, Haber
- Mangır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para
- Pul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para
- Eke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Kart, Yaşlı, Yetişkin, Bilgin, Akıllı, Tecrübeli
- Davetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrıcı, Çekici, Çağıran, Davet Eden
- Ala Bezek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca
- Çığır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Patika, İz, Keçiyolu, Meslek, Tarz
- Düğmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İliklemek
- Zükâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle
- Sekmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak, Tabure
- Medeniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültür, Uygarlık
- Dudak Boyası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruj
- Yersiz Hareket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Tıbbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıksal, Sağlıkbilimsel, Hekimsel, Hekimce
- Kara Tahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Levha, Tahta, Yazı Tahtası
- Tornistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersyüz Etme
- Arda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ardıl
- Ümmî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumaz, Sevatsız
- İttihat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşmek
- Stabilizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeleme, İstikrar
- İstihlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketim
- Zavallı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçare, Âciz, Fakir, Fukara, Gariban, Garip, Miskin, Perişan, Acı Çeken, Mutsuz, Eksin
- Muhtaç Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinmek
- Taslak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kroki, Şema, Müsvedde, Karikatür, Eskiz
- İletilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Çözülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşemek, Erimek, Yumuşamak, Yenilmek, Dağılmak, Çökmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü