Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kabine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hela, Hükûmet, Bakanlar Kurulu - Mazbata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Basar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- Övünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurur, İftihar, Kıvanç, Övünç
- İkrahlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinti
- Kovculuklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezvirat
- Yakaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanıklık
- Kabak Kemane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabak
- Refika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zevce, Eş, Karı
- Devran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Çağ, Dünya, Kader, Talih, Zaman, Yaşam Ve Evren
- Kalp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygu, Gönül, Hatır, His, Sadır, Sahte, Sevgi, Tembel, Yürek
- Kurulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül
- Kullanımda Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Dürümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak
- Anık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır, Müstait
- Sap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Kabza, Kök, Saplak, Gövde, Tutamak, Kabza
- Meşveret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışım
- Mücadele Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak, Güreşmek, Savaşmak, Uğraşmak
- Harcama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gider, Sarfiyat
- Harcırah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolluk, Yol Harcı
- Bakiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalan, Artan, Kalıntı
- Eşek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkep
- Pantolon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Yalınkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek Kat, Dayanıksız
- Balya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deng
- Seki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım, Set, Teras, Taraça
- Taharri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arama, Araştırma
- Boydak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr, Serbest, Yalnız
- Çeper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Zar, Cidar
- Kapçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Yakalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
- Tadat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayım, Sayma
- Kozmoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evrenbilim
- Kanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Taraf, Yan
- Muhayyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayali, Hayal Edilmiş, İmgelenen
- Sağlanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek
- Çökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak, Oturuvermek, Basmak, Batmak, Çömelmek, Çürümek, Göçmek
- Südremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş Olmak, Esrimek
- İntihar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölünç
- Diyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinişleri, Dinselcilik, Din, Din İşleri, Dindarlık
- Tevzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtma, Üleştirme, Tevziat, Yaydırma, Yayma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü