Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Islak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Nemli, Yaş - Tepik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekme
- Masraflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalı
- Yakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beri, Benzeyen, Andıran, Yaklaşan, Dip dibe, Akraba, Dost, Arkadaş, Uzak Olmayan, Doğru
- Çelişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütenakız
- Suples kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esneklik
- Hami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözeten, Koruyan, Koruyucu, Kayıran, Kayırıcı, Velinimet
- Yaraşırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Liyakat
- Kartvizit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Rey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir, Görüş, Karar, Oy, Ses
- Vadeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreli
- Hortum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burağan
- Esenleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vedalaşmak
- Hemcinslik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türdeşlik
- Bağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Deste, Denk, Sargı, Bahçe, İlgi, Bent, İlişki, Rabıta, Teneklik
- Masun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmuş, Saklanmış
- Sinirbilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevroloji
- Tüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuş
- Diyalog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Anlaşma, Karşılıklı Konuşma
- Kâşif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulgucu, Bulan, Bulucu, Keşfeden, Açınlayıcı
- Mukaddes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Veli
- Yalvarış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica
- Anlatış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Çeşni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellik, Taam, Tat
- Uyumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Eğreti
- Operasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat, İşlem, Eylemce
- Müteyakkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık
- Bigâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz, Aldırışsız, Yad, Yabancı
- Şapka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasket, Kep, Başlık
- Haber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havadis, Bilgi, Salık, Söylenti, Sorak, Yenilik, Yüklem, Salkı, Uçar
- Münasebetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısız, Aksi, Çirkin, Ters, Uygunsuz
- Tezyin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslemek
- Alperen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derviş, Mücahit
- Temelsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılsız, Yanlış
- Asistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Husus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş, Konu, Madde, Özellik, Yön
- Filiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün, Töz
- Nakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma
- Yöre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Etraf, Mahal, Muhit, Ön, Taraf, Çevre, Dolay
- Bayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sersemlemek, Süzülmek, Mahmur Olmak, Bitmek, Ödemek, Vermek
- Laçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laçın
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü