Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Frenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engellemek, Durdurmak, Yavaşlatmak, Gemlemek - Açık Oturum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panel, Açık İclas
- Ferahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk
- Mineral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşik, Maden
- Boylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak, Çıkmak, Düşmek, Yükselmek
- Matbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basılı
- Tevkif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Tutuklamak
- Beraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınma, Aklanma
- Çörkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayı Boncuğu, Abaküs
- Kama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hançer, Takoz
- Süzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taramak
- Koşulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltihak
- Dağınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarumar, Karışık, Saçılmış, Savruk, Perişan, Dikkatsiz, Derbeder, Jülide, Pejmürde, Perakende
- Kitapsaray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Hevessiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteksiz
- Yaya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piyade, Ayakla, Geçici, Yayan
- Telin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek
- Karasinek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cibin
- Savsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş, Ağır, Aheste
- Şıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak, Parlamak
- Rahmetlik Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Müdahale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışma, Araya Girme, El Atma, El Katma, El Sokma
- Çökkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüz
- Tekdir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Paylamak
- Biçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Doğramak, Ayırmak, Bölmek, Hasat Etmek, Çalmak
- Uyanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkat, Teyakkuz
- Bade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süci, İçki, Şarap
- Tayfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşiret, Hizip, Oymak, Uşak, Yardakçı, Koşuntu, Maiyet
- Mahsul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamul, Ürün, Verim, Yapıt
- Kasaphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbaha, Kanara
- Malkıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Vebası
- Manav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğerti Satan, Sebzevatçı
- Kepaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Gülünç, Rezil, Utanmaz, Değersiz
- Levazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Araç
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Anarşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa; Başsızlık, Karışıklık, Düzensizlik
- Kitle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütle, Yığın, Topak, Öbek, Topluluk
- Piyata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabak, Yassı
- Dershane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Oditoryum, Sınıf
- Afiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ası, Duyuruluk
- Evvelsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvelki
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü