Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Telin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek - İlaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Merhem, Em, Deva, Derman, Ot, Önlem
- Melodi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beste, Ezgi, Nağme, Şarkı, İlahi
- Akut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri
- Mineraloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilim
- Delecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delgeç, Deşikaçan
- Emzik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbik, Biberon
- Beleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Ücretsiz, Karşılıksız Olarak, Emeksiz, Parasız, Havayi, Müft, Müfte, Pulsuz
- Çıkarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı Atmak, Sökmek, Koparmak, Neşretmek, Anlamak, Atmak, Boşaltmak, Bulmak, Elde Etmek, Gidermek, Giysi, Göndermek, Göstermek, Hatırlamak, Kazımak, Sağlamak, Sezmek, Soymak, Söylemek, Sunmak, Yapmak, Yayımlamak, Yollamak
- Zerre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tozan, Molekül
- Yekta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Eşsiz
- Teklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekelemek
- Benimsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahip Çıkmak, Kabullenmek, Onaylamak, Tesahup, Isınmak, Katılmak, Paylaşmak, Sarılmak, Tutmak
- Şantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikinti Meydanı, Yapı Yeri
- Gümbedek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birdenbire
- Abapuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abalı
- Olay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hadise, Hikâye, Vaka, Vakıa
- Alemdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayraktar, Sancaktar, Önder
- Tamlanan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümlenen
- Basak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
- Yan Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böğür
- Koni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrim
- Yalan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palavra, Uydurma, Dolma, Mantar
- Dolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf, Çevre, Havali, Yöre, Civar, Ufuk
- Gözetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemek, Tarassut Etmek, Tecessüs Etmek
- Bekletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak
- Başkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Riyaset
- Karnaval Maskesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maskara
- Takas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek
- Hırsız Anahtarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maymuncuk
- Değim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Liyakat
- Rimelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastıklı
- Levent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun
- Tuğyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşma, Taşkınlık
- Tan Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufuk
- Tasalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüzünlenmek, Gamlanmak, Düşünmek, Kaygılanmak, Meraklanmak
- Dere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akın, Küçük Çay, Öz
- Bozdurtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozdurmak
- Yeğleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tercih
- Keşfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulmak, Açımlamak
- Baylanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşve, Naz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü