Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kitapsaray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane - Destar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Sarık
- Kutur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap; Köşegen
- Müeddep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepli, Uslu
- Boz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- Kirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Murdar, Pasaklı, Pis
- Smaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küt
- Sendikacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç
- Yanılmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsabet
- Zılgıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışma, Azarlama
- Tefriş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşemek
- Pille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Sarkınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Sahur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obaştanlık
- Mükedder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Üzgün
- Kuraştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurgu
- Kırgavul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülün
- Vesikalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgelik
- Yönlendirilebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Çağrıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek
- Mucitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılgıcılık
- Hayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu, Can, Meslek, Ömür, Varlık, Yaşam, Yaşantı, Yazgı, Dirim
- Mırın Kırın Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazlanmak
- Domates Dolması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolma
- Artı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif, Toplama İşareti, Zait, Fazlalık
- Yansıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, İletmek
- Artçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümdar
- Savurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaymak, Saçmak, Sallamak, İsraf Etmek, Dağıtmak, Söylemek, Fırlatmak, Dökmek, Boşuna Harcamak
- Akut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri
- Senkronik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlı
- Kör Sıçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek
- Bay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek
- Sandıkça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Bakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mes
- Sanatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatçı, Ehil, Mahir, Usta, Zanaatkâr
- Mitoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylencebilim
- Mahfilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahremiyet
- Tahkikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, Soruşturmalar
- Sıçandişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika
- Ehliyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam, Yeterli
- Çiftçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziraat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü