Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kitle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütle, Yığın, Topak, Öbek, Topluluk - Ekşi Kiraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vişne
- Aden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cennet
- Oluş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül, Vuku, Tekevvün
- Geri Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak, İade Etmek
- Dizge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manzume, Cümle, Jüye, Meslek, Sistem
- Öşür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ondalık
- Teleolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ereksel, Erekbilimsel
- Kepenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervane
- Düşünce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Endişe, Fikir, Kanaat, Kanı, Kaygı, Mülahaza, Mütalaa, Nabız, Niyet, Rey, Sıkıntı, Tasa, Tasarı, Tasavvur, Karar
- Meyus Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzmek
- Perestiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Rebabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, İnce
- Muvazeneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeli, Ölçülü
- Yavşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bit yavrusu, Sirke, Geveze, Yılışık Kimse
- Epilog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sondeyiş
- Kendi Hâlinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sessiz
- Basiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öngörü, Sezi
- Fırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak
- Asimetri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakışımsızlık
- Yer Kabuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryüzü
- İnhiraf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapmak
- Arıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zafiyet, Zayıflık
- Nehari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatısız, Gündüzlü
- Komando kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıncı
- Aklı Kıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Saf
- Asabileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek, Sinirlenmek
- Misket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Bilye
- Cerahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrin, Yara
- Kenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahil, Kumsal, Ağız, Bucak, İbik, Kıyı, Taşra, Yaka, Yan
- Mismar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Mıh
- Tasarruf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak, Tutmak
- Zürriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Kuşak, Soy, Çocuk
- Velhasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözün Kısası, Kısacası
- Yönder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürşit
- Öfke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş, Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Sinir, Kızgınlık
- Kabahatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçsuz
- Haykırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Seslenmek, Bağırmak,
- Direktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetici, Yönetmen, Müdür
- Sakınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat, Tedbir
- Solgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü