Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tevkif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Tutuklamak - Önem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehemmiyet, Hüküm, Yer
- Apolet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omçak, Omuzluk
- Frenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engellemek, Durdurmak, Yavaşlatmak, Gemlemek
- Saydam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeffaf, Transparan
- Sır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giz, Peçe, Camsı Vernik, Gizem
- Tekellüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Kundak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipçik, Fesat, Fitne
- Yadsılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olumsuz, Menfi, Salibe
- Facialı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Aşçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahçı, Aşpaz, Lokanta
- Sustalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylı Çakı
- Stand-By kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedek, Destek, Bekleme
- Susmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût Etmek, Kesmek
- Tasvir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betimleme, Betim, Resim
- Bulunmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfır
- Çitmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngıl; Parmak Ucuyla Alınan (Miktar); Üzüm Salkımının Küçük Dalı; Çimdik
- Check-İn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giriş İşlemi
- İnce Yapılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, Nazik, Zayıf
- Kesinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katileşmek
- Tenezzül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık Bilmek, Layık Görmek
- Filoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilim
- Mermi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Kurşun
- Eli Uz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usta
- Sülün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgavul
- Lif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tel, İnce
- Uzantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatılmış
- Memurluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emekçilik, Memuriyet
- Anemometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelölçer, Akışölçer
- Atlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak, Düşmek
- Bulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarmak, Karışmak
- Suskun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ketum, Sessiz, Sükuti
- Yüzsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz, Sıkılmaz, Arsız, Vicdansız, Çekinmez, Hayasız
- Maharet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Beceri, Beceriklilik, Ustalık, El Uzluğu, Uzluk
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
- Pompa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişireç
- Kaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala
- Kıraathane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahve
- Haşiv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma
- Ortam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Ara, Dünya, Hava, Kucak, Muhit, Vasat, Zemin
- Ahize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı, Kulaklık, Almaç, Destek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü