Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süci, İçki, Şarap - Ödememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek
- Geberik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Saçma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Boş, Neşir, Absürt
- Yazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayfiye
- Tütün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duman
- Lonca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korporasyon
- Mütekâsif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulaşmış, Yoğunlaşmış
- Yok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilakis, Değil, Yasak
- Angaje Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak
- Beyzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey Oğlu, Soylu Kimse, Nazlı Kimse
- Nesep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy, Asıl, Kök
- Sınai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endüstriyel, Uransal
- Haberdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberli, Muttali
- Eş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Aile, Arkadaş, Avrat, Bayan, Benzer, Bey, Bir, Ehil, Emsal, Er Avrat, Familya, Hanım, Harem, Hatun, Karı, Kişi, Koca, Koşa, Kuma, Ortak, Tay, Yoldaş, Benzeri, Hayat Arkadaşı, Refik, Refika, Etene
- Ikınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek
- Argın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin, Yorulmuş, Beceriksiz, Yorgun, Zayıf
- Jandarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Zaptiye, Korucu, Kolluk
- Küfe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- İletilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Ruhsatname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhsat
- Azade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Özgür, Erkin, Başıboş, Bağımsız
- Ateizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrıtanımazlık
- Neşterlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek
- Şırlağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıntı
- Kırınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynamak
- Vâkıf Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Öğrenmek
- Kalkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Davranmak, Girişmek, Havalanmak, Kabarmak, Taşınmak, Uçmak, Yeltenmek
- Oyalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldanmak, Avunmak, Beklemek, Eğlenmek, Sallanmak
- Soğuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dargın, İtici, Şekerrenk
- Kapitalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermayedar
- Kehkeşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samanyolu
- Peruka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takma Saç
- Mefruşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşeme, Döşemelik
- Sövüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfür
- Koloniyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci
- Müteaddit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok
- Başı Dinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Meydan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Ortalık, Saha
- Diri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Sağ, Güçlü, Zinde
- Düğürcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Simit
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü