Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�bare ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Ahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonraki, Sonuncu, En Sonra, Sonunda, Sonra
- Namahrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El, Yabancı
- Boşluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiklik, Kofluk, Feza, Oyuk, Ara, Göz, Kesinti
- Kınama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıplama
- Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağu, Ağı, Sem, Acı, Keder, Ot, Sıkıntı, Zıkkım
- Virajsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönemeçsiz, Düz
- Mayo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çimme Tumanı
- Acılama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylama, Sançma, Zehirleme
- Tereke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miras, Bırakıt
- Suyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filigran; Ark
- Bahri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denize Ait, Denizel, Denizsel
- Alışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibrit
- Film kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanka
- Tutku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilim, Hevesli, İhtiras, İhtiraslı, Şevkli, Tutkunluk
- Hitabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylev, Ayta
- Acente kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletme, Temsilci
- Muhabirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıkmanlık
- İltimas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Jön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genç
- Konuşkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbaz, Danışkan
- Yakışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenasüp
- Abanozlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matlaşmak, Sertleşmek
- Etki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak
- Demeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyanat
- Çekişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga Etmek, Tartışmak, Bozuşmak, Mücadele Etmek, Yarışmak, Değişmek
- Mazmunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kof
- Fütürist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecekçi
- Şamar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şapalak
- Nebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Peygamber, Savacı
- Diriltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhya
- İç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak, Ciğer, Dahil, Karın, Kucak, Mide, Muhteva, Sine, Yürek
- Renkküre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kromosfer
- Lokalize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlamak
- Hâlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Hal
- Sitayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övme, Övüş
- Konut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Hane, İkametgâh, Menzil, Mesken, Yurt, Eğlek
- Vücutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız
- Evcil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehlî, Ehlileşmiş Hayvan, Yerli
- Kuvvetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir, Güçlü, Keskin, Saygın, Üstelik, Üstün
- Rafine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtılmış, İncelmiş, Duygulu, Hassas, İnce, Nazik, Seçkin, Saflaştırılmış
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü