Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonraki, Sonuncu, En Sonra, Sonunda, Sonra - Raf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terek, Sergen
- İslam Gizemcisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutasavvıf
- Gövde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beden, Cisim, Esas, Vücut
- Barhana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafile, Küçük Kervan, Göç, Göç Eşyası, Kullanışsız Konak
- Aşırılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçmak
- Şerif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Soylu, Temiz
- Alık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşkın, Düşüncesiz, Beceriksiz, Akılsız, Aptal, Bön, Budala, Sersem
- Fahişehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerhane
- Kurşun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Mermi
- Sakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat, İmtina
- İstişare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışma, Maslahat, Müşavere
- Müreffeh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönençli, Genll, Rahat
- Bilinmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Meçhul, Muamma, Yabancı, Yeni
- Kalmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Viyaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Çığırmak
- Yüzsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz, Sıkılmaz, Arsız, Vicdansız, Çekinmez, Hayasız
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Orijinallik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgünlük
- İptida kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, En Önce, İlk Önce, İlkin
- Ervah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhlar
- Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakit, Süre, Müddet, Devir, Dönem, Mevsim, Çağ, Bugün, Dakika, Devran, Gün, Saat
- Akit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıt, Mukavele, Sözleşme, Kontrat, Nikâh
- Çalkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırpan
- Harcamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Ezmek, Geçmek, Kullanmak, Sarf Etmek, Tüketmek, Vermek, Yemek, Yok Etmek, Öldürmek, Feda Etmek
- Müteferrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık
- Tekstil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokuma, Dokumacılık
- Galeta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peksimet
- Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz
- Tatbik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliye, Pratik, Yerine Getirme, Kullanma, Karşılaştırma, Uygulama
- Batkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüsran, İflas
- Perestiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Kısılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takabbuz
- Matis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrik
- Serlevha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Madrabaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı
- Beşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Mızıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyunbozan, Şıltak, Şuluk
- Farımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak, Usanmak, Vazgeçmek, Yaşlanmak, Yıpranmak, Yorulmak
- Materyalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdekçilik
- Acar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılgan, Çevik, Enerjik, Cesur, Becerikli, Gözü Pek, Açıkgöz, Yeni
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü