Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hitabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylev, Ayta - Süyek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safiha, Cebire
- Garet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soymak, Yağmalamak
- Değerbilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilikbilir, Kadirbilir, Kadirşinas
- Büyücek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrice
- Savrukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsizlik
- Şehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belde, Kent, Memleket, Büyük Kent, Şar
- Garanti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teminat, Güvence
- Telhis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet
- Sililik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İffet
- Tinsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhi, Manevi
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
- Bileşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürekkep, Basit Olmayan
- Şartlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullu, Koşula Bağlı, Meşrut
- Üzgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cefa, Eziyet, Sıkıntı, Eza
- Sine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Göğüs, Gönül, İç, Sadır, Yürek
- Konferansçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Aldatıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel
- Mütevazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllü, Kurumsuz; Gösterişsiz
- Aheste Aheste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş Yavaş
- Yerey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi
- Patırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kargaşa, Hengâme, Şamata
- İteklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtelemek
- Vuku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olma, Oluş
- Peşlnen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önceden, Önden
- Ufuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Görüş, İhata, Gözerimi, Çevren
- Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devam, Kesim, Kıta, Tane, Kısım
- Küseğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtkırıldım
- Proleter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emekçi, İşçi
- Tebdil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek
- Uyduruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Asılsız
- Cebretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- İş Bırakımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grev
- İsyan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklanmak, Başkaldırmak
- Sarsmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Silkelemek, Silkmek
- Mırın Kırın Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazlanmak
- Tıpatıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tastamam, Birebir, Tıpkı, Ucu Ucuna, Astamam, Aynısı
- İtinasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özensiz, Gelişigüzel, İhmalkâr, Vurdum Duymaz
- Dövmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Çırpmak, Ezmek, Hırpalamak, Silkelemek, Tartaklamak, Vurmak
- Pert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Devirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Yıkmak, İçmek, Yuvarlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü