Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vejetasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur, Bitki Örtüsü, Olgunlaşma - Yaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirgen
- Karikatür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taslak
- Bungunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Komodin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece, Küçük Dolap, Komot
- Yağar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur
- Şak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarma, Yarılma, Yarık, Çatlak
- Yüz Ölçümü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Sathı
- Çekingen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürkek, Utangaç, İçine Kapanık, Pasif, Tor, Sıkılgan, Muhteriz
- Ukde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğüm, Yumru, İçe Dert Olan, Acı
- Analiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahlil, Çözümleme
- Zamin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefil
- Presleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıştırma
- Yalandan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Üstünkörü, Sureta, Yalancıktan
- Elimine Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemek
- Fon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipyüz, Alt, Görüntü, Kaynak
- Soruşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Üzgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir, Kederli, Karamsar, Hüzünlü, Umutsuz Ümitsiz, Bitkin, Kırık, Mahzun, Meyus, Üzülmüş, Neşesiz, Tasalı, Gamlı, Dermansız
- Açıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aleniyet, Uzaklık, Mesafe, Aydınlık, Çıplaklık, Genişlik, En, Mesafe, Sarahat, Vuzuh, Duruluk, Ara
- Taş Kömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Kömürü
- Akabinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkasından, Hemen Arkadan, Ardından, Hemen Ardından, Hemen Arkasından
- Kısır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak, Yararsız, Yoz
- Veba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolera
- Evkaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakıflar
- Parçacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıntı
- Kıymetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- İhtiyacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinmek
- Pısırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuk, Utangaç, Çekingen, Uyuşuk, Cesaretsiz, Beceriksiz
- Yadırgamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garipsemek, Küllenmek, Alışamamak, Rahatsız Olmak, Ürkmek
- Tevakki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Sakınmak
- Zırtapoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık, Delice
- Karşılık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Karşılamak
- Totemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onguncu
- Hazırlıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücehhez
- Geçmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruriye
- Maya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Damızlık, Hamur, Tıynet, Yatırım
- Yolagitmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz
- Titremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Zangırdamak
- Esef Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayıflanmak
- Gussalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü