Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hatime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsöz, Son, Sonuç - Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- Zaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esasen, Doğrusu, Aslında
- Tedbirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önlemli, Hesaplı
- Bitirimhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumarhane
- Çetin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlu, Zor, Güç, Sert, Ağır, Müşkül
- Glikoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeker
- Mukaddesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsallıklar
- Tektük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az
- Çalma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibrit, Makas
- Taban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aya, Dip, Döşeme, Kaide, Oturak, Ökçe, Temel, Yaradılıştan, Zemin, Alt
- Tıkıldatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıklatmak
- Yarın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabah
- Elebaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkan, Çete başı, Kuldurbaşı, Sergerde
- Sırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrem, Gizdeş, Sır Ortağı
- Hemişelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimî
- Yutturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Metanetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Metin
- İmar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abadanlık, Abatlık, Bayındır, Bayındırlık
- Bebek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bebe, Körpe, Çağa
- Pasif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepkisiz, Edilgen, Çekingen, Durgun
- Sebze Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırasa
- Uyrukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Zirve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doruk, Tepe, Şahika
- Nakışçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezekçi
- Beynelmilel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası, Milletlerarası, Enternasyonal
- Gıcık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Erken Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Sivilize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygar
- Deni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak (Kimse)
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Neşelendiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şen
- İfrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Yevmiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündelik, Vazife
- Otobiyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş, Öz Yaşam Öyküsü
- Siriderya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyhun
- Motivasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdülenme, İsteklenme
- Zarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziyan, Mazarrat, Dokunca, Hasar, Hüsran, Zayiat, Eksilme
- Marazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayrılıksal
- Aut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü