Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Artmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğalmak, Değeri Yükselmek, Pahalılaşmak, Fazlalaşmak, Çıkmak, Kaynamak, Üremek, Yükselmek - Kurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Hazırlamak, Sağlamak, Tasarlamak, Yapmak, Monte Etmek
- Paşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabı, Başmak
- İfna Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek, Yok Etmek
- Patak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Kötek
- Pervane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepenek, Uskur
- Müsaade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcazet, İzin, Ruhsat, Yarış, Yarışma
- Seçenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şık, Tutum, Yöntem, Opsiyon, Alternatif
- Kalaycılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahtekârlık
- Yıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senelik, Bülten, Dergi, Kitap, Salname
- Sakaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatı, Dam
- Rüsum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vergiler
- Ondüle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık, Kıvrık, Dalgalı, Kıvrılmış (Saç)
- Sonsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebediyet
- Oyunsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dramatik
- Cacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğramaç
- Otobiyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş, Öz Yaşam Öyküsü
- Şişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarmak, Utanmak
- Engel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Köstek, Mahzur, Mani, Müşkül, Pürüz, Yük, Mania
- Tababet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağaltmanlık, Hekimlik, Tıp
- Yıldız Falcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müneccim
- Gözenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere, Mesame, Ajur
- Müterakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri, İlerici
- Tümü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Tekrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yine, Yeniden, Gene, Bir Daha, Kaytadan, Yineleme
- Kavkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabuk
- Beddua kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Lanet, İlenç
- Dikkatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savruk, Dalgın, Özensiz, İhmalkâr
- Mestur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Kapalı, Örtülü
- Ayyaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, İçkici, Alkolik
- Adsorpsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüze Soğurma
- Ölümlülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fena
- Çer Çöp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü, Süprüntü, Zir Zibil
- Kanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, İnanç, Kanı, Kanıklık, Soğum, Yetinme, Doyum
- Zahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünen, Açık, Belli, Elbette, Görünüş, Şüphesiz, Kuşkusuz, Meğer, Dış Yüz, Yardımcı, Arka, Destekleyen
- Ateşkes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakışma, Mütareke
- Delme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelek
- Nakil Aracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıt
- Gemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vapur, Tekne
- Kurtulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşanmak, Geçiştirmek, Halas Olmak, Kaymak, Kopmak
- Tevessül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Girişmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü