Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gani Gani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol Bol - Ocaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baca, Mutfak, Ocak
- Yeniden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrar, Tazeden, Gene, Yine, Bir Daha
- Yargılama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştiri, Muhakeme
- Rahimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Merhametsiz
- Belinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrkilmek
- Başarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffakiyet, Sükse
- Video kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Videoteyp, Sın
- Aydınlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıtmak, Işıklandırmak, Tenvir Etmek, Tavzih Etmek, Bilgilendirmek
- Muhaceret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göç
- Ocumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ürkmek
- Akıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım, Cereyan, Akma, Akış, Eğiklik, Meyil, Sızıntı
- Sapınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapıklık, Dalalet
- Tendürüst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Sağlam
- Mimoza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amber Çiçeği
- Godoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendi, Eş, Koca, Komutan
- Beti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim
- Kabul Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resepsiyon
- Aparey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz
- Göyük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Takma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Müstear, Suni
- Din Ayrısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İladini, Laik
- Eltopu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hentbol
- Vasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruman, Kayyum, Emanetçi
- Abidevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anıtsal
- Haşmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem
- Gecelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konaklamak
- İstirham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvarma
- Tutuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Durgun, Kapalı, Kesik, Sıkılgan, Tutuklu, Utangaç
- Müfessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorumcu, Açıklamacı, Tefsirci
- Ayrım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırma İşi, Fark, Sekans, Kıvrım, Tefrik, Başkalık, Alt Bölüm, Ayrılma Noktası
- Asimetri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakışımsızlık
- Bitimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Sonuçsuz, Neticesiz, Sınırsız
- Maşeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumsal
- Alacakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saksağan
- Denaet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık
- Çay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz
- Kültürel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medeni
- Oyalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşgal
- Zenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahî, Kara Derili
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü