Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sevk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek, Götürmek, İtmek, Sürüklemek - Vazifesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevsiz
- Domates Dolması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolma
- Şantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikinti Meydanı, Yapı Yeri
- Taharri Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Fatih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fetheden
- Dileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica, Talep
- Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik
- Çıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halat Ucu
- Hodkâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bencil
- İdrar Torbası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavuk
- Lehtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar, Yandaş
- Gladyatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövüşçü
- Ayaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğuk Hava, Kuru Soğuk, Avlu, Açık Arsa, Işık, Aydınlık, Yıldız, Kel, Çardak, Balkon, Taraça, Tahtaboş
- Öğürtlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Seçmek, Temizlemek
- Sakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Çirkin, Kaba, Sıkıntılı
- Göz Erimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufuk
- Taşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı
- Sahteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahtekâr
- Müfteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karacı
- Katiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlik
- Pek İyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlâ
- Eğleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fren
- İstelagtit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkıt
- Baş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafa, Ser, Başlangıç, Çıban, Esas, Kelle, Saksı, Temel
- Kayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandal
- Kotur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Kibrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kav, Alışkan, Kükürt
- Karşılık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Karşılamak
- Hava Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı
- Vebal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günah
- Lifting kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdirme
- Kollayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafız
- Alışılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutat
- Özdeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı, Bir Cür, Okşar
- Cezbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşku
- Beslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doyurmak, Yetiştirmek, Bakmak, Desteklemek, Eklemek, Katmak
- Tören kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merasim, Seremoni, Resim, Şadlık, Tantana, Anma, Kutlama, Karşılama, Uğurlama, Evlenme
- Muhakeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılama, İrdeleme, Kıyaslama, Uslamlama
- Islahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Düzeltme, İnkılap, Reform, İyileştirme
- Hayırsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefasız, Yararsız, Asi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü