Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce - Efkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fikirler, Tasa, Kaygı, Düşünceler
- Kızıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al, Altın, Kırmızı, Kızılca
- Termometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıölçer, Derece
- Çağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Arama (Telefon), Çağırış
- Yarılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Bulunmak, Çıkmak, Geçmek, Tamamlanmak, Yapmak, Yetişmek
- Şantöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkıcı (Kadın)
- Mıhlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakmak
- Cavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüysüz, Çıplak, Boş, Örtüsüz
- Düalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkilik, İkilem
- Ustalıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usturuplu
- Mahmul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu, Yüklem
- İzafe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak, Eklemek, İlave Etmek, Katmak, Yüklemek
- Tercümeihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biyografi, Öz Geçmiş
- Kodifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Görklü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel
- Hulasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet, Kısaca, Kısacası, Fezleke, Sözün Kısası
- Cendere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pres, Basınç Makinesi; Dar Dere, Boğaz
- Aytışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atışmak, Tartışmak, Münakaşa Etmek
- Kombinezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Düzenleme, Tertip, Kolsuz Entari
- Yalnızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Sadece, Salt, Sırf, Tek, Yalnız
- Kadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz, Eskimiş
- Mevzii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerel
- Ötümsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sert
- Muvaffak Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başarmak
- Demin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayak, Biraz Önce, Şimdi, Şimdikinden Az Önce
- Er kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Asker, Yiğit, Kahraman, Sahip, Yetenekli, Kişi, Koca, Mert, Nefer, Zevç, Ehil, Erken
- İkaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarı, Uyarma, İhtar, Tembih, Haberdarlık, Dikkat Çekme
- Ehlileştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcilleştirmek, Uysallaştırmak
- Kampana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan
- Kedersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acısız, Tasasız
- Asliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Temel
- İltihaplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yangılı
- Sedef Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedef
- Susku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût
- Oranla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazaran, Nispeten
- Kaypak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönek, İtibarsız, Kaygan
- Kırpma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makas
- Müzahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Hükmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakem Kararıyla
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü