Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kodifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme - Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Muztarip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılı, Acışmalı
- Şarkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilim, Şarkşinaslık
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Yoğuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğunlaşmak
- Pespayelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık
- İhlal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Dokunma, Zarar Verme
- Üzüntülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Sıkıntılı, Dertli, Dokunaklı, Üzücü, Müteessir, Yanık, Yaralı
- Yamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamalamak
- Atlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşucu
- Gözlemevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rasathane
- Lider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önder, Reis, Şef, Kösem
- Bütün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, Cemi, Cümle, Kamu, Kül, Mecmu, Olanca, Tam, Tamam, Tüm, Yekpare
- Legal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanuni, Yasal, Meşru
- Gösterişsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Mütevazı, Sade, Ünsüz, Yalın
- Yürütüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnfaz
- İrca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Askı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılgan, Fener
- Felsefe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce Bilim, Hikmet
- Operatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cerrah, İşletmeci, Onman, Hekim, Teknisyen
- Sadakatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadık
- Verecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç
- Mukavva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karton, Kapak
- Reddetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İade
- Serzeniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başa Kakma, Takaza
- Döşem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesisat
- Devretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Dolaşmak, Dönmek, Tahvil Vermek
- Görme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahede
- Projektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak
- Tazim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ululama
- Ümran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındırlık
- Devrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Periyodik, Süreli
- Saçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskül
- Arı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Temiz, Saf, Katışıksız, Katkısız, Halis, Öz, Salt
- Cilalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak, Süslü
- Ötmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakımak
- Yayma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşir, Teşmil, Tevzi
- Nale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnilti, İnleme
- Anlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antant, Uyuşma, İtilaf, Sözleşme, Geçim, İttifak, Kesim, Pakt
- Yalnız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Sadece, Ama, Bir, Hemen, Sade, Salt, Tenha, Şu Kadar Ki
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü