Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cendere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pres, Basınç Makinesi; Dar Dere, Boğaz - Orta Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaokul
- Difraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırılım
- Tutam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hisse
- Sangılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sersemleşmek
- Burum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büklüm
- Atasözü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darbımesel, Sav
- Makber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabir, Mezar, Sin
- Ortaya Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Dökmek
- Salıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Mukayese Etmek
- Sağlanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek
- Tepreşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüksetmek
- Üçüncül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülasi
- Hidro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Emrihak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Daha Bir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik, Farklı
- Küllenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutulmak, Yadırgamak
- Yapı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- Selbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- Muhaceret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göç
- Kanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kani
- Serüvenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maceraperest
- Asilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırmak
- Tatminkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doyurucu, İkna Edici, Kanaatlendirici, Uygun
- Alıntılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak
- Tamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- Tesettür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtünme
- Bun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Bunluk
- Tercüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirme, Çeviri
- Tarassut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetlemek, Gözlemek, Müşahede Etmek
- İktibas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödünç Alma, Aktarma; Alıntı
- Böyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şöylece, Gibi, Şekilde, Bunun Gibi, Bu Biçimde, Bu Yolda, Bu Çeşit
- Solist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solo Okuyan, Solocu
- Makta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Nihayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonunda
- Hacet Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuvalet
- Hatar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Risk
- Zerrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarı, Altın, Sarı, Fulya
- Cüsseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri Yarı, İri Yapılı, İri Gövdeli
- Tarımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zirai
- Murat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek, İstemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü