Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mevzii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerel - Meclis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamutay, Divan, İclas, Toplantı, Yığıncak
- Belinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrkilmek
- Etli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolgun, Kalın
- Gen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş
- Müdebbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedbirli
- Ortalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Etraf, Meydan, Piyasa
- Ahiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbür Dünya, Öteki Dünya
- Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağu, Ağı, Sem, Acı, Keder, Ot, Sıkıntı, Zıkkım
- Sucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saka
- Dağılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Mahlul
- Destansı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destani, Epik
- Apse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıban, İltihap, İrin Birikimi
- Dalakotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar Sedefi
- Mütekabiliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık
- Belirsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meçhul, Müphem, Uçuk
- Reflektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıtaç, Yansıtıcı
- Hale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayla, Ağıl
- Dingin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Yorgun, Kımıldamayan, Mecalsiz
- Razılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcabet
- Alışamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garipsemek
- Gıcır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni
- Muhasara Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatmak
- Yitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybolmak, Sönmek, Yok Olmak, Fevt Olmak, Telef Olmak
- Tüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülger
- Tereke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miras, Bırakıt
- Tavassut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık, Ara Bulma, Araya Girme, Aracılık Etme
- Matbuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basın
- Haletiruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahvaliruhiye
- Vurgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksan
- Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelik
- İlkyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar, Bahar
- Yaraşır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Şayan, Uygun
- Hatime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsöz, Son, Sonuç
- Edepsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirret, Terbiyesiz, Sıkılmaz, Ahlaksız, Densiz
- Köy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kent
- Mantıksal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantıklı
- His kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygu, Duyu, Kalp, Sezgi, Sezme
- Galebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenme, Çokluk, Yengi, Üstünlük
- Ceylan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geyik, Ceren, Ahu
- Peyrev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzinden Giden, İzleyen, İzleyici
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü