Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Termometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıölçer, Derece - Kasır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Akyuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lökosit
- Himaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunma, Esirgeme, Gözetme, Kayırma, Elinden Tutma
- Tecrübe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Sınamak
- Bildirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, Tebliğ
- Laso kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kement
- Cariye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halayık, Köle, Esir, Hizmetçi, Keniz
- Koçaklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaş
- Şehadet Parmağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret Parmağı
- Barbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, Uygarlaşmamış, Kaba, Kırıcı, Acımasız
- Sarkıntı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Tahrif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Yazışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberleşme, Muhabere
- Bir Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey, Hayli
- Alım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekicilik, Cazibe, Çalım, Gurur, Hava, Kurum
- Ihlamur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cöke
- Ağız Dalaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma
- Görkem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debdebe, Gösteriş, İhtişam, Şaşaa, Şatafat, Tantana, Haşmet
- Ters kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Aykırı, Hırçın, Huysuz, Münasebetsiz, Sert, Zıt, Karşıt, Uymaz, Elverişsiz
- Tanrısal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlahi
- Niyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek
- Yüklenici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteahhit, Üstenci
- Ekincilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarım, Ziraat
- Yakalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
- Tir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas, Tomruk
- Burgaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Çevrisi, Girdap
- Önyargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm (önyargı >> doğrusu >> ön yargı)
- Şimendifer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katar, Tren, Demiryolu
- Büyük Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Baba, Dede
- Vakıa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgu, Gerçi, Olay
- Tanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımlama, Tarif Etmek
- Doğu Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkiyat
- Denge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar, Muvazene
- Maketçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı Taslakçı
- Zahiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüşçe, Görünüşe Göre, Şeklen
- Kitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eser, Yapıt
- Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Geçmek, Konaklamak, Konmak, Oturmak, Tutmak, Yaşamak, Yetinmek
- Tekst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metin
- Köşeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tunlu
- Değişici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişken
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü