Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Demin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayak, Biraz Önce, Şimdi, Şimdikinden Az Önce - Temas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değinim, Dokunma, İlişki, Görüşme, Münasebet, Ulaşım, Değme, İlişki Kurma, Bağlantı, Ulaştırma, Bahsetme
- Bezeksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın
- Fırtına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Alıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktibas
- Daraltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasmak, Kısıtlamak, Kısmak
- Efemine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadınsı
- Revaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlilik, Sürüm, Geçerlik
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Hoca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahunt, Molla, Muallim, Öğretmen
- Takmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanmak, Önemsemek, Vurmak
- Lif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tel, İnce
- Eltopu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hentbol
- İzdivaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Tuluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tulum
- Göz Tutsağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Hapsi
- Muzaheret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kömek, Yardım
- Rekabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Yarış, Yarışma, Önürdeşme, Önürdeşlik
- Nişan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavuk, Alamet, Belirti, Çentik, Dağ, Gösterge, İşaret, İz, Rozet, İm, Belgi, Yavukluluk
- Beliğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belagatli
- Hoppanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoplamak
- Ebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Boyutlar, Mikyas, Ölçü
- Bölük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Kısım, Hane, Hizip, Kısım
- Haddinden Fazla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Makrama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peçete
- Uzaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Iraklık, Açıklık, Mesafe
- Depozito kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanca Akçası, Güvence
- Nal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takav, Taka
- Fan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervane, Vantilatör, Yelletke
- Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Kabartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Tavzif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevlendirme
- Ahvalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuat
- Göyük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Kostik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşındırıcı, Yakıcı
- Kifayetlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktifa
- Kot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakım
- Kuşatan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapan
- Başefendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkatip
- Yıldırımsavar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paratoner
- Doldurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkame, İmla
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü