Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kaypak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönek, İtibarsız, Kaygan - Makaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırtmak, Kesmek
- Sarraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Hesap Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- İlişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ait, Bağlı, İlişik, Değişli, İlgili, Değgin, Merbut, Müteallik, Münasebettar
- Zerrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarı, Altın, Sarı, Fulya
- Hazırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizmek, Kotarmak, Kurmak, Sağlamak, Tayyarlamak
- Ozanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şairane
- Esenleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vedalaşmak
- Abırsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsizlik, Hayasızlık, Utanmazlık
- Pedagoji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimbilim
- Paylaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek, Kırışmak, Onaylamak, Üleşmek, Taksim Etmek, Bölüşmek
- Tuğrakeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğracı, Nişancı
- Hanek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Söz
- Uyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruktan Olan
- Lanetleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telin
- Tasınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin Etmek
- Sargaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korse
- Temettü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç
- Teşrih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskelet
- Aktarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıntı, Nakil, Transfer
- Erozyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınma, Aşınım, İtikal
- Mualecehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayenehane
- Soysuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cibilliyetsiz, Alçak, Asılsız, Nesilsiz, Pespaye, Dejenere, Ahlaksız
- Gümrüksüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçak
- Kimsesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Gariban, Garip, Öksüz
- Dürümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak
- Art kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Geri, Öbür Yan, Ense, Peş
- Fakül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benek
- Öz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Halis, Hakiki, Arı, Çay, Dere, Hamur, Hülasa, Kendi, Madde, Mahiyet, Ruh, Saf, Sonuç, Zat
- Belagat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi Konuşma, Düzgün Anlatma Sanatı, Retorik
- Şopar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küstah, Şımarık, Yaramaz
- Tahmini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaklaşık, Kararlama
- Erişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşım
- Tacil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlandınna
- Süsler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezyinat
- Geçme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçiş, Transfer
- İçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Emmek, Kullanmak
- Boy Bos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Kesim
- İçerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiva
- Cami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, Mescit
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü