Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tahliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltma, Salıverme, Serbest Bırakma - Şose kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stabilize Yol
- İmecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmece
- Suret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betim, Kılık, Biçim, Çehre, Görünüş, Kopya, Nüsha, Resim, Tarz, Yol, Yüz
- Anlatış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Çodar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Daha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimdiye Kadar, Henüz
- Bohem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemez, Aldırışsız, Tasasız, Derbeder
- Meleke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeti, Yatkınlık, Yordam
- Fizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hikmet
- Nekbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Talihsizlik
- Tahsisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenek, Karşılık, Ayrıltı
- Muhabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıkman, Bildirmen, Aytar, Haberci
- Üretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşturmak, Yaratmak, Meydana Getirmek, Öndürmek, Çıkarmak, Yapmak
- Salkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salık, Haber
- Türe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Hukuk
- Ahlat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaban Armudu, Dağ Armudu, Suyuklar
- Ali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Güfte, Kelam, Kelime, Laf, Lafız, Lakırdı, Lakırtı, Lügat, Nazire, Nutuk, Söylenti, Sözcük
- Demincek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Çaker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cariye, Köle, Kul
- Tabak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşkap
- Yalaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalım, Alaz, Alev
- Sine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Göğüs, Gönül, İç, Sadır, Yürek
- Matah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimse, Mal, Eşya, Şey
- Üşüntü Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek
- Solmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Ölmek, Pörsümek
- Tef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaval
- Münasebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Gerekçe, İlişik, İlişki, Neden, Sebep, Temas, Vesile, Bağıntı, İlgi, Yakınlık, Uygunluk
- Kaydolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılmak, Yazımlanmak, Kabul Olmak
- Adavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık, Husumet
- Keşfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulmak, Açımlamak
- Şereflendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onurlandırmak
- Bölge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim, Mıntıka, Nahiye, Toprak
- Gözlemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahit
- Tutkun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmış, Bağlı, Düşkün, Hasta, Mecbur, Meftun, Yangın
- Bloke Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durdurmak
- Düzenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakal, Düzenbaz, Oyunbaz, Oyuncu, Hileci
- Sincap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değin
- Pulluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köten
- Nezdinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanında, Katında
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü