Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kopya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüsha, Suret, Yüz, Taklit - Elzem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Lazımlı, Zaruri, Çok Gerekli, Vazgeçilmez
- Tazmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme, Ödenek Verme
- Seslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak
- Eski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Emektar, Ezelî, Külüstür, Paçavra, Sabık, Deneyimli, Tecrübesi Olan
- Kırkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırpmak
- Yakışık Almamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Olmamak, Uygun Düşmemek
- Yakınlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf
- Öğretim Programı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders Programı, Müfredat Programı
- Kozmos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evren, Acun
- Güdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovalamak
- Tesahup Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek
- Tümör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ur, Vejetasyon, Bağa, Neoplazma
- Bildik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Belet, Tanıdık, Tanış
- Sefil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Kembağal, Yoksul, Perişan, Zavallı, Bayağı
- Dikinti Meydanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- Bedaheten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, İrticalen
- Direngen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnatçı, Anut, Muannit
- Mezra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekenek
- Dikişçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terzi
- Nesiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doku, Yapı
- Dikinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnşaat
- Buke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koku
- Karıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozguncu, Mikser, Müfsit
- Eliminasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleme
- Objektivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnellik
- Tolun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Ay) Bedir
- Sefalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk
- Dokunulmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıcalık
- Bilcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hep, Kamu
- Tümleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlık, Tümleyen Şey, Mütemmim
- Eğrisine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlama
- Duyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyarlı, Duygulu, Hassas
- Uydurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzme, Asılsız, Blöf, Derme Çatma, Sahte, Uyduruk, Uydurulmuş, Yalan
- Delifişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delişmen Ve Atak, Hoppa
- Kargaşalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat, İhtilal, Fitne, Şuriş
- Zorunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluluk
- Durulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek, Uslanmak, Yatışmak, Sükun Bulmak
- Niteliksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Düz, Kepaze
- Lazım Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Rastlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Düşmek, Karşılaşmak, Rast Gelmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü