Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muallime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmen (Bayan), Bilimci - Polifoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokses
- Fişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mimlemek
- Dönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri Gelmek, Vazgeçmek, Caymak, Benzemek, Burulmak, Değişmek, Devretmek, Dönüşmek, Hatırlamak, Kayıtmak, Kesilmek, Sapmak, Yönelmek
- Şeker Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeker
- Tanıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhis
- İşaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İz, Alamet, Bel, Belirti, Damga, Delalet, En, Eser, Gösterge, İm, Koku, Nişan, Anlamlı İz
- Mahsuben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesabına
- Buruntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızı, Ağrı, Istırap
- Saygın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibarlı, Kuvvetli, Muteber, Hatırlı, Sayılan
- Alaçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak
- Elçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi, Delege, Dünür, Görücü, Peygamber, Sefir, Yalvaç, Resul
- Saksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Kafa
- Seçilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
- Çarkıfelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kader, Talih
- Hülasa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek
- Çağrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davetiye
- Bürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvak
- Dayanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durak
- Harmoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenk, Düzen, Uyum
- Şantöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkıcı (Kadın)
- Kaçırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak, Delirmek, Kaldırmak
- Asabiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinir Sayrılıkları
- Zerre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tozan, Molekül
- Yuva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Barınak, Kreş, İn
- Serbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkusuz
- Çapanoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başa Dert Olacak Durum
- Üretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşturmak, Yaratmak, Meydana Getirmek, Öndürmek, Çıkarmak, Yapmak
- Ekti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Cimri, Yüzsüz
- Beter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Berbat, Daha Kötü, Çok kötü
- Geçen Yıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıldır
- Zıpır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın, Delişmen, Kaçık, Hoyrat
- Dâhiliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçişleri, İç sayrılık, İçsel
- Sokak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçe
- Şapalaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokatlamak
- Jimnastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdman, Kültürfizik, Beden Eğitimi
- Aktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik
- Olanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Son, Var
- Firez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekin
- Soysuzlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Yozlaşmak
- Çileli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntılı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü