Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kotlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şifrelemek - Siyasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasal
- Duymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hissetmek, İşitmek, Sezmek, Taşımak, Tatmak, Yaşamak
- Tevettür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Gamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasalanmak, Kaygılanmak, Üzülmek
- Norm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgü, Genkural, Yerleşmiş Ölçü, Yasaya Uygun Durum
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Mihmanhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konakçı, Otel
- Mülayim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uysal, Yumuşak, Huylu, Yumuşak, Ilımlı, Uygun
- Harlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek
- Reseptör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almaç
- Pençeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Uyuşturucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden
- Fark Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Ayırmak, Değişmek, Duymak, Görmek, Seçmek, Sezmek
- Bağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görece, İzafi
- Kuzulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavrulamak
- Yegâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biricik, Tek, Eşsiz
- Nakışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezeksiz
- Bitirmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz
- Bulucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif; Dedektör
- Tek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Biricik, Birlik, Hiç, Hiçbir, Salt, Sessiz, Tekil, Tenha, Uslu, Vahit, Yegâne, Yalnız, Yalnızca, Sadece
- Yanaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Embriyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğulcuk
- Zakkum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı Ağacı, Ağı Çiçeği
- Sırça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Filigran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu
- Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bayılmak, Çevirmek, Dayamak, Görmek, Harcamak, Hasretmek, İletmek, Katmak, Lütfetmek, Ödemek, Satmak, Serpmek, Tespit Etmek, Uzatmak
- Delifişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delişmen Ve Atak, Hoppa
- Koruyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafız
- Boş Söylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırva
- Yüklü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Varlıklı
- Pozitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artı Yük, Artı, Olumlu, Tanıtlanmış, Tanıtlı
- Adese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Yer Yuvarlağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya
- Görmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyumak
- Meriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürürlük
- Nişanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adaklı, Sözlü, Yavuklu
- Kararsız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak
- Gevezelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çene
- Enstantane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Mefruşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşeme, Döşemelik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü