Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Haksever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrucu - Dağıtılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feshedilmek, Tevzi Edilmek
- Bulucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif; Dedektör
- Durulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek, Uslanmak, Yatışmak, Sükun Bulmak
- Gacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Kadın, Metres, Sevgili
- Ölünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntihar
- Yellenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Osurmak
- Sistematik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizgesel, Düzenlice
- Ebedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Bengi, Ölümsüz, Bitmeyen
- Kürtün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palan
- Girme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntisap
- Kifayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elvermek, Yetmek
- Yatırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Düzeltmek, Harcamak, Tevdiatta Bulunmak, Eğmek
- Kılavuz Gemisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz
- Saklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyakkuz
- Car kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlan, Zar
- Zorunluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluk, Zorunlu Olma, Mecburluk, Mecburilik, Zaruret, Iztırar, Zarurilik
- Nedret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azlık, Seyreklik
- Tebriye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Suiniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü Niyet, Kötü Yasan
- Tutsaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret
- Rekabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışmak
- Müstevli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılıcı, Yayılgan, İstilacı, Salgın, Basan, Kaplayan, Bastıran
- Kokoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züğürt
- Varsaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Saymak, Tutmak
- Sözleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Kontrat, Mukavele, Akit, Bağıt
- Asabileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek, Sinirlenmek
- Bağlanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlantı
- Kifayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlik, İktidar, Liyakat, Yetme, Kafi Gelme
- Üleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bölünmek, Bölüşmek, Paylaşmak
- Sili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Temiz, İffetli
- Keçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnatçılık
- Havyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürü
- Duyuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiriş, İlan, Anons
- Feveran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fışkırma, Kaynama; Birdenbire Öfkelenme, Köpürme, Parlama
- Sebil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Hayır
- Şımarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erköyünleşmek
- Yakaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanıklık
- Sıkı Denetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sansür
- Havuç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kök, Yerkökü
- Sırf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalnız, Salt, Tamamıyla, Büsbütün, Ancak, Baştan Aşağıya Kadar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü