Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Afra Tafra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım, Çalımla, Fiyakayla, Gösterişle - Gark Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Boğmak
- Kavmi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunsal
- Islık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fışkırık
- Santralci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Santral
- Tabanvay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayan
- Razı Salmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlünü Etmek
- Tevcih Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Muhayyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayali, Hayal Edilmiş, İmgelenen
- Deşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delmek, Karıştırmak, Kazmak, Kurcalamak, Oymak
- Jeneratör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üreteç
- Ateşlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararet
- Suyuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suzidilara
- Maya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Damızlık, Hamur, Tıynet, Yatırım
- Mineralog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimci
- Derkenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenar Yazısı
- Maksimum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çat, Azami
- Dayanışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütesanit Olmak
- Zeng Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telefon Etmek
- Sakim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Eksik, Yanlış
- Üzgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cefa, Eziyet, Sıkıntı, Eza
- İnsanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsani
- Tecahül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmezlenme
- Aksine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersine, Bilakis
- Monoton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüze, Yeknesak, Sıradan
- Vebal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günah
- Koyuverme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mola
- İmtihan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Sınamak
- Şarj Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklemek
- Sühulet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolaylık
- Ezelî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Öncesiz
- Tesettür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtünme
- Sarkık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkmış, Sölpük
- Evvel Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Merasimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade, Yalın
- Kandırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatıcı, Güzel
- Bestekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besteci, Ezgici, Kompozitör
- Sümsük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumruk, Uyuşuk, Miskin, Miskince Aptal
- Çökmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Göçük, Pinpon
- Bidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık
- İnme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felç, Nüzul, Sekte
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü