Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Primitivist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkelci - Tabiaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan
- Filinta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Yakışıklı
- Şevksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteksiz
- Ayrım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırma İşi, Fark, Sekans, Kıvrım, Tefrik, Başkalık, Alt Bölüm, Ayrılma Noktası
- Eşey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Kızılyörük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılancık
- Alaylı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Gösterişli, Müstehzi
- Hayallemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Karı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Refika, Aile, Avrat, Bayan, Eş, Familya, Harem, Hayat Yoldaşı, İhtiyar, Kadın, Yaşlı, Zevce
- İnvariyant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmez
- Mukavele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma, Kontrat, Sözleşme, Konuşuk
- Ahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonraki, Sonuncu, En Sonra, Sonunda, Sonra
- Bükmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak, Eğirmek, Katlamak, Yapmak, Eğmek
- Dezavantaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engelleme, Zarar Verme Durumu
- İhtiyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Koca, Moruk, Pir, Seçme, Yaşlı, Kocamış, Erkinlik, Özerklik
- İşlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat, İş, Muamele
- Formasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimlenme, Yetişim
- Varışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiyasetli
- Issızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet
- Utkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaffer
- İtaatkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslimiyet
- Düzgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi, Mazbut, Muntazam, Beste, Düstur
- Meşakkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç
- Baldıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı Otu, Baldırgan, Şeytantersi, Baldırgan
- Değerlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fikir Söylemek, Gitmek, Görmek, Kıymetlendirmek, Kullanmak, Rey Yazmak
- Kımıldatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahrik
- Sabahçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüzcü
- İstintak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuşturma, Sorgu, Sorgulama
- Ziynet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs, Bezek
- Urba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi
- Edat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgeç
- Feodalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derebeylik
- Kerhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişehane
- Ansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Birdenbire, Ani, Anide, Aniden, Ansız, Apansız, Apansızın, Dangadak, Defaten, Durup Dururken, Fücceten, Gürpedek, Larp, Larpadak, Patadak, Pattadak, Rappadak, Şakkadak, Şapadanak, Şappadak, Şırakkadak, Bedaheten, Fücceten, Nagehan, Vehleten, Gafleten, Ani Olarak, Nagehani, Hiç Beklenmedik Bir Anda
- Pinek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tünek
- Talimatname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetmelik
- Sürek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam Eden; Sürü; Hızlı Süren, Hızlı Giden
- Net kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Seçik
- Aktarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devretmek, Aramak, Bellemek, Göçürmek, İletmek, Nakletmek, Tercüme Etmek, Transfer Etmek
- Alacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matlup
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü