Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aktarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devretmek, Aramak, Bellemek, Göçürmek, İletmek, Nakletmek, Tercüme Etmek, Transfer Etmek - Şirretlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik
- Bahsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Söz Söylemek, Söz Etmek, Temas Etmek
- Çitmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngıl; Parmak Ucuyla Alınan (Miktar); Üzüm Salkımının Küçük Dalı; Çimdik
- Depresyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöküntü, Bunalım, Ruhsal Çöküntü
- Baran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur
- Destroyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Savaş Gemisi, Torpido Muhribi
- Kutsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Zavallı
- Biçim Birimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morfem
- Tab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Karakter, Mizaç, Tabiat
- Şavk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işık
- Bostan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahçe
- Zahmetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emekli, Güç
- Ümran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındırlık
- Kalaylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövmek
- Hangar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak, Talvar, Sundurma
- Şerefli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onurlu
- Boy Bos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Kesim
- Modernleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaşlaşma, Çağcıllaşma
- Oyulgalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek
- Tepke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiilimünakis
- İmtizaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Uyuşmak
- Mütemayil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilimli, Meyilli
- Viyadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşıt, Kuru Köprü
- Mevkut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Periyodik, Süreli
- Sehpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- İzzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük
- Moral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgüç, Maneviyat
- Yazma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahrir, Yazma Nüsha, Kabakulak, Kompozisyon, Çit, Değirmi, Baş Örtüsü, Yemeni
- Zampara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avratbaz, Keskin, Kadıncıl, Keskin, Zendost, Hovarda, Çapkın
- Sel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın Su, Baskın, Yığın
- Ara Düzelten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara Bulucu
- İnzibatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başıboş
- Fedai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma
- Gömlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak, Derece, Göbek, İşlik, Kat, Kılıf
- İnsicamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarsız
- Tahıldöven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düven
- Uzmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas, Marifet
- Yuha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuh
- Kemik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap, Sümük
- Belirtke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amblem, Gösterge
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü