Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tabiaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan - Bozulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza, Tefessüh
- Rahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinç, Ak, Geniş, Hafif, Huzur, Keyif, Rahatlık, Sıkıntı, Sükûnet
- Gövermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morarmak, Yeşermek
- Tahayyül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Serbest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgür, Bağımsız, Pinek, Erkin, Hür, Muaf, Salman
- Kılıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek
- Kehle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bit
- Akarsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Muvaffakiyetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyasko
- Alıştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Egzersiz, Beden Eğitimi, İdman, Talim
- Avangart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncü
- Silkelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silkinmek
- Tadat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayım, Sayma
- Kundaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Portör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıyıcı
- Peşkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlu, Peçete
- Ardı Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takiben
- Yağılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık
- Güçlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Yakışıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Kıvrak, Yaraşıklı
- Tahrirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betik
- Firari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçak
- Falan Festekiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Falan Filan
- Muvakkati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici, Muvakkat, Muvakkaten
- Beletçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletken, Kondüktör
- Seviyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeysiz, Bayağı
- Gönen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Göl; Nem, Rutubet; Nemli (Toprak)
- Eksper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtman, Bilir Kişi, Uzman
- Tedirgin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huylanmak
- Sorti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkış
- Rükû kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öne Doğru Eğilme, Namazda Elleri Dize Dayayıp Eğilme
- Simsarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık
- Vasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta, Muhit, Ortam, Şerait, Ara
- Parçalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Kesmek, Paralamak, Sındırmak
- Meselen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örneğin, Söz Gelimi
- Yüklü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Varlıklı
- Hediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Fiyat, Hatıra
- Sağtöre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahlak
- Handan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Şen
- Hemşehri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memleketli, İldeş, Bölgedeş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü