Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kazanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Çıkmak, Galip Gelmek, Yenmek - Müteşebbis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişimci, Teşebbüskâr, Girişken
- Başkaldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsyan, Ayaklanma, Kalkışma, Başkaldırma, Karşı Gelme, Kozgalan
- Evlatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besleme
- Boklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pis
- Dikuçar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helikopter
- Selvi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Servi
- Müennes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişil
- Kesafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Yoğunluk
- Üzücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntülü, Hüzünlü, Acı, Acıklı, Fena, Dokunaklı, Elim
- Müdafaa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Savunmak, Tutmak
- Epigrafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıtbilim
- Rivayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylenti
- Mikâp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küp
- Bibliyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakça
- Sibernetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümbilim
- Tedris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretim, Ders Verme
- Alengir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Fiyaka, Gösteriş, Hile, Tuzak
- Analiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahlil, Çözümleme
- Dalan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Lobi, Şekil
- Öneri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif
- Tutucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafazakâr
- Gereklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap, Lüzum
- Hicret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göç
- Ulular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibar
- İlköğrenim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğretim
- Dokunuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temas
- Yastağaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapak Balığı
- Yerleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar, Teessüs
- Topallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksamak
- Perakende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekten, Dağınık, Perişan
- Uygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elverişli, İyi, Makul, Munis, Mutabık, Muvafık, Münasip, Müsait, Şayan, Şık, Tatminkâr, Usturuplu, Yarar, Yaraşıklı, Yerinde, Yakışır, Yaraşır, Uz, Yararlı
- Kisve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılık
- Esas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Başlıca, Gerekçe, Gövde, Hakikat, İlke, Kök, Mahiyet, Omurga, Temel, Üs, Ana Öge, Asal
- Başkalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek, Farklılık Kazanmak, İstihale Etmek, Bozulmak
- Çakırdiken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deveelması
- Ehliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlik, Yetenek, Kabiliyet, Sürücülük Vesikası, Uzluk, Yetki
- Çükündür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pancar
- Küf Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küflenmek
- Parçacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıntı
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü